BOŞANMA DAVASINDA TALEP EDİLEBİLECEK NAFAKA TÜRLERİ VE ŞARTLARI

Boşanma davası ile müşterek yaşantılarını sona erdirecek olan taraflar, tesis edilen yeni durum ile manevi açıdan olduğu kadar mali açıdan da değişkenlik yaşamaktadır. Siz değerli okuyuculara ulaştırmak üzere izah etmeye çalıştığımız söz konusu makalemiz ise boşanmanın yarattığı mali sonuçlar bakımından boşanma davası esnasında gündeme gelecek nafaka talepleri ve nafaka davalarıdır.
Türk Medeni Kanunu’nda nafakanın, boşanma hususunda daha az kusurlu olan tarafa, boşanmanın ardından yoksulluğa düşecek olması sebebiyle süresiz şekilde verileceği ifade edilmiştir. Kanun koyucu tarafından süresiz ifadesi kullanılmışsa da nafaka durum ve şartların değişmemesi koşuluyla süresiz verilmektedir. Nitekim nafaka alan tarafın yeni bir iş bulması, evlenmesi, ekonomik olarak iyileşmesi gibi durumlarda nafaka kaldırılabileceği gibi nafaka yükümlüsünün ekonomik olarak güç bir hale gelmesi durumunda da nafakada azaltıma gidilebilecektir. Diğer yandan enflasyon, paranın değer kaybı gibi nedenlerle nafaka arttırımı da talep edilebilecektir.
Boşanma davası esnasında talep edilebilecek ilk ve öncelikli nafaka tedbir nafakasıdır. Bu nafaka geçici bir nafaka olup yalnızca boşanma davası kesinleşinceye kadar hakim tarafından kendiliğinden tesis edilebileceği gibi taraflarca talep de edilebilecek ve bu süreçte ödenecektir. Boşanma davasının her aşamasında talep edilebilen işbu nafaka hakim tarafından ara karar kurularak tesis edilecektir. Tedbir nafakası talep eden tarafın kusur orana bakılmaksızın mali durum araştırması neticesinde ekonomik olarak güçsüzlüğe düşecek olan tarafa ödenmesine karar verilir.
Bir diğer nafaka türü ise yoksulluk nafakasıdır. Yoksulluk nafakası ancak boşanma davasının kesinleşmesiyle tesis ve tahsil kabiliyetini haizdir. Bu nafaka türüne bir taraf adına hükmedilirken en önemli husus söz konusu talepkar tarafın kusursuz veyahut diğere tarafa nazaran daha az kusurlu olması gerekmektedir. Gerçek anlamda yoksulluğa düşmeyecek, kendi ekonomik gücü ile hayatını devam ettirebilecek taraf yoksulluk nafakası talep edemeyecektir. Burada bir diğer önemli husus ise bu nafaka türünün hakim tarafından kendiliğinden tesis edilemeyecek olmasıdır. Yoksulluk nafakası boşanma davası esnasında talep edilebileceği gibi boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde de talep ve dava edilebilecektir. Nitekim unutulmamalıdır ki yeniden evlenen, ekonomik olarak iyileşen taraf yoksulluk nafakası isteyemeyeceği gibi, lehine tesis edilen yoksulluk nafakası da değişen koşullara uygun olarak kaldırılabilecektir.
Son ve taraflar dışında müşterek çocukları ilgilendirdiğinden en önemli nafaka türü iştirak nafakasıdır. Boşanma davasında verilen boşanma kararı ile, müşterek çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan tarafın, velayet bırakılan tarafa, müşterek çocuğun bakımı, eğitimi ve diğer giderleri için ödemesi gereken bir nafakadır. Bu nafakaya ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hakim tarafından hükmedilebilecektir. Burada esas olan müşterek çocuğun bakımı olduğundan eşlerin kusur durumuna ilişkin tespit ve inceleme dahi yapılamamaktadır. İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK madde 12’ye göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulacaktır.
Nafakanın artırılması davasına ilişlin yazımıza https://www.utuhukuk.com/nafakanin-artirilmasi-davasi/ linki üzerinden ulaşabilirsiniz.
Nafaka öncelikli alacaklar grubunda yer aldığından İcra İflas Kanunu uyarınca nafaka borçlusu tarafından ödenmemesi durumunda nafaka alacaklısı tarafından başlatılacak bir icra takibinde haciz, sıra cetvelinde ilk sıraya yazılacak ve haciz konulan menkul veya gayrimenkulün satışıyla ilk tahsil edilecek kalem olacaktır. Nitekim tarafımızca en önemlisi ve yaptırım gücü kuvvetli olanı ise nafaka borçlusunun nafaka bedelini ödememesi durumunda nafaka alacaklısının şikayeti üzerine ve diğer şartların da mevcut olması durumunda İcra İflas Kanunu'nun 344. maddesine göre 3 aya kadar tazyik hapsine mahkum edilecek olmasıdır.
UTU Hukuk & Danışmanlık olarak, nafaka türlerine ilişkin davalar özel çalışma alanlarımızdan olup bahsi geçen konularda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti talep etmeniz halinde bizimle irtibata geçebilirsiniz.
Av. Dilara TÜRKER DİZDAR
